22 Mayıs 2014 Perşembe

Hediye

Bazen sadece kafamı dağıtmak için supermarkete gidip reyonlarda aptal aptal dolanmayı seviyorum , öyle amaçsızca olduğundan keyif veriyor , hatta yaşlı teyzelerle filan ayak üstü sohbetlere bayılıyorum terapi gibi o an tamamen onlara odaklanabiliyorum , kısa seneryolar yazıp hayatları , karakterleri kısa film gibi gözlerimin önünden geçiveriyor.
Bu akşam tekerlekli sandalyeli , 50 'li yaşlarda ki bir amca bardakların olduğu reyonda durmuş bir şeyleri inceliyordu bende  öylesine geniş ağızlı şarap kadehlerine bakmak için  reyonu geziyordum , sonra bana seslendi ve -bir  yardımcı olabilir misin- derken aramızda bir adımlık mesafe olduğundan hemen yanına doğru ilerledim , camdan şekerlik gibi birşeyi açmamı rica etti , hediye mi olucak dedim , evet karıma alıcam dedi , muzip bir şekilde gülümsedik , onun gümüşlük gibi birşey olduğunu düşünmüş  ancak evde top oynayan yaramaz bir oğlu olduğundan alıp almamakta kararsız kaldı ,bende ona hemen yol üzerindeki başka bir yeri tarif ettim , daha güzel ve farklı şeylerin olabileceği bir yere yönlerdim sadece, mutlu oldu çünkü hediyenin büyüğü küçüğü olmayacağını ve  hediye seçmenin ne kadar zor olduğunu iyi bilirim :) . Karıma alacağım için bayanlardan tavsiye almak gerek dedi ve tekrar muzur gülümsemelerle birbirimize iyi akşamlar dileyerek uzaklaştık.
Hala aklımda neden o amcanın karısına hediye arayışı  ve engelli olmasına rağmen bakışlarında ki o değişik farklı enerji var bilmiyorum. Eve gelip ağlamaya başladım.. Saçma belki ama uzun zamandır hiç ağlamamıştım ve böyle birşey duygu yoğunluğu yaşamama neden oldu.
Anlaşılan fedakarlıklar yaşa bakmıyor hele engellere hiç bakmıyor , mesele sizin hayatınızda size hala o enerjiyi verebilecek birinin olup olmadığı...