16 Nisan 2012 Pazartesi

Güneş batsın rakı içelim

Rakı masalarını oldum olası sevmişimdir  bir tekirdağlı olarak , gelgelelim ki hep dertten , hep kederden içilmiştir rakı .. Birkere olsun sevinç nidaları gelmedi kulağıma rakı içilirken .. Hele birde arka fondan kısık duyulan Türksanat müziği .. 
İnsan hep mi özler rakı masasında diye düşündüm , hep mi ah çeker .. Bence rakıya minnet borcumuz var, şimdiye kadar kimlerin ahlarını vahlarını dinlememiştir ki!! Bazen sanki karşılık bekler gibi, ah dili olsa da konuşsa neler derdi acaba .. Belkide suskunluğundandır onun içimizdeki yeri..
Parti içkisi olamamıştır hiçbir zaman rakı , ağır içilir yavaştan , birde rakı içtikçe güzelleşen insanlar vardır ki buna tanık oldum , ondandır sanırım içelim güzelleşelim nakaratları .. Gece boyunca sık sık tekrarlandığından ..
Gece tabiki , en azından gün batımı olmalı ki ,  karanlık hüznü saklasın gözlerden .. 

Ve insanoğlunun ne çok yaşanmışlığı vardır ki rakının kokusunu duymaya görsün ..
Eminim kimse ilk içtiği rakının, kimle ve nerde olduğunu kesinlikle unutmaz . Ve her rakı masasında özlenir hatırlananlar.. Sanki yad etmek için kurulur o masa .. O zaman diliminde değildir  hiçbir zaman rakı içen , geçmiştedir mutlu ve geçmiş olduğunu hatırladıkça hüzünlü.. 
Ama bilinir ki birgün o özlenenlerde olacaktır o masada , şimdide kadehin köşeşi  birde olmayanlar  için masaya vurulur.. Hep bir köşede beklenen ve özlenenler için ..

Hadi afiyet olsun



13 Nisan 2012 Cuma

Bikefest in wien







bir şehirde bisiklet festivaline denk gelirseniz , ya acele edip citybike'lardan kiralayıp kalabalığa karışmalısınız ( eğer kaldıysa :), ya da fotoğraflamalısınız..
ama bir sonrakinde kesinlikle ince tekerlekli o bisikletlerden biriyle kalabalığın arasında olacağımı biliyorum..

10 Nisan 2012 Salı

Uyum icinde duran ayakkabilarim bile gözüme batiyor , cünkü gercekten uyumlu gözüküyorlar , sadece birini giyip cikmak ne kadar abuk kacarsa , kendimi okadar abuk hissediyorum..
Eşi olmayan bir ayakkabi ancak seksek oynarken filan kullanilabilir , zaten tek ayakla yapilabilicek hersey dengesizcedir..
Evet belki birsürü ayakta ayni model ve ayni numaradan bulabilirsin ama eminimki ayagini vurucaktir ya da sana bol gelicektir , cünkü o , sonradan dahil olmustur ki oda eşini baska bir yerde birakmistir , bakalim o seni kabul edicekmi , belki de sana koca ayakli muamelesi yapicaktir .. Artik hicbirsey eski uyum hissini vermeyecektir sana , bunu ya bastan kabul et ya da bir ayagin hep ciplak kalsin , kalsin ki ayagina batan, kanatan herseyde ayaginin ciplakligini unutmamis olursun..
Zamaninda icin kanamis ama kimse görmemis , ayaginin kanamasi bence cokda önemli degil , nasil olsa birileri fark eder ve telasla pansuman yapar ..
Cam kiriklarinin üstünde yürümek belkide disin kanarken , icimdekinin durmasina yardim eder..
Belkide kendine yeni bir cift ayakkabi almaya karar verirsin, kan gövdeyi götürmeden ..
Yada ciplakliginla yasamaya alisirsin ki ciplakligi cok seviyorsundur , yalinlik gibi, sana agirlik yapan hicbirseyi tasimamak gibi ..
Dünyanin 7 harikasini düsün , hicbirinin bir esi yok ve onlar harikalar .. Bence kendilerinide harika hissediyorlar ..
Ama acaba bir esleri olsaydi ve onu kaybetselerdide böyle mi hissederlerdi ??
Muhtemelen restorasyona ihtiyaclari olurdu .. Buda zaman alirdi ..
Zaman.. Hicbirseyi zamana birakamatacak kadar tez canli oldugumdan , tüm yapinin yikilmasini istiyorum , sonrasinda yeni bir yapi insa edilmesini , bunun kumu, cimentosu , tasi benim alanim olmayan konular .. Yapmak ve yikmak keske legolarla oldugu kadar kolay olsaydi ..